Volkswagen Scirocco ( Iroc )

Vw'nin efsane modeli Scirocco'nun yerine çıkarmayı düşündüğü IROC modelinin 2009 yılında trafiğe çıkması bekleniyor. IROC' un tanıtım videosunu heryerde izlemek mümkün.

2010 BMW Z4

2010 yılında çıkacak olan BMW Z4 modelinin gizli çekim test sürüşleri

Kilometre Saati Hep Doğru Söylemez

Kullanılmış araç alırken ilk olarak baktığınız kilometre saati doğruları söylemiyorsa ne yapmalı? Uzmanlar ne diyor?

Kullanılmış otomobil alan ya da almak isteyenlerin en önemli kabuslarından biri, aracın gerçek kilometresinde olup olmadığıdır. Makine Mühendisleri Odası Konya Şube Başkanı Mete Kalyoncu'nun açıklaması, 2. el araç alacak tüketicilerin nelere dikkat etmesi gerektiğini yeniden gündeme getirdi.
Kullanılmış araç alacakların, az kilometre yaptığı ya da henüz ilk el olduğu gibi iddialara aldanmamaları gerektiğini söyleyen Kalyoncu, bu tip araçlarda yıpranma payını öğrenmek için bakılan kilometre saatlerinin değiştirilebildiğini kaydetti. Kalyoncu, bazı araçların orijinal kilometre saatinin 100 binde otomatik sıfırlandığını, diğerlerinin ise ise kilometre teli sökülerek, ya da bir cihaz yardımıyla makul km.ye getirilebildiğine dikkat çekti. Kontrol şart
Bu tip bir değişikliği, alıcının anlamasının güç olduğundan hareketle, kurumsal anlamda 2. el araç satışı yapan firmalara sorduk. Onlar, servis kayıtları ve servislerde yaptırılacak olan kontrollerin önemine dikkat çekiyorlar.
Doğuş Oto Değerlendirme (DOD) yetkilileri, gelen tüm araçların teknik ekiplerce motor, mekanik, yürüyen aksam, iç aksam ve güvenlik ekipmanlarının 101 noktasıyla kontrolden geçirildiğini belirtiyorlar.
Yağ kaçaklarına bakılan, boya kalınlık ölçme cihazıyla boyasının orijinal olup olmadığı anlaşılan araçların, şasi ve kapı gibi bölümleri de, önemli bir tamiratı olup olmadığını gözlenebilmesi için kontrol ediliyor. Yol ve bozuk yol testleriyle aracın geçmiş ve mevcut durumuna ilişkin tespitler yaptıklarını söyleyen DOD yetkilileri, bu tip kontrollerin, aracın kilometresinin gerçeliği konusunda referans alındığını belirtiyorlar. Doğuş markalarına ait araçların ise servis kayıtları inceleniyormuş. Servis kayıtları
Dördü İstanbul'da, toplam 13 yetkili satıcısıyla hizmet veren Renault2 yetkilileri de, gelen 2. el otoların uzmanlarca ekspertiz işlemlerinden geçirilip, durumlarının rapor edildiğini belirtiyorlar.
Bu araçların yetkili servislerde, hangi km.de hangi bakımlardan geçtiğinin, ne gibi hasarları olduğunun belirlendiğini söyleyen yetkililer, yetkili servis dışında bakım veya onarım görmüş araçların km kontrolü gerektiğinde, teknik cihazlarla kontrol edildiğini bildiriyorlar. Farklı marka araçlardaysa, gerektiğinde o markanın yetkili satıcı ve servisleriyle temas kuruluyor. Yazılımla tespit
Opelin 2. el araç satışını gerçekleştirdiği G2deyse kullanılmış bir aracın km.si ile oynanıp oynanmadığı, kontrol unitelerine ait yazılımlarla kontrol edilerek tespit ediliyor.
Opel G2 yetkilileri, direksiyon, vites topuzu, koltuklar ve pedalların yıpranmışlık durumu, aracın motor bloğunun genel görüntüsü, gösterge panelinin işlem görüp görmediği gibi ayrıntıların, gerçek km.yle ilgili ipuçları vereceğine dikkat çekiyorlar. Yetkililer, servis kayıtlarıyla araç km saati arasındaki farkın da belirleyici olabileceğini kaydediyorlar.

SÜRÜŞ İZLENİMİ : OPEL ANTARA

Köşeli hatlarıyla 1990'lı yılların başlarında herkesi şaşırtan bir şekilde arazi araçları sınıfında boy göstermeye karar veren Opel, o dönemde ilişki içinde bulunduğu Isuzu'dan yardım almıştı. Bu işbirliği, ortaya iki arazi aracı birden çıkarttı. Isuzu'nun Trooper modeli "Monterey", Amigo modeliyse "Frontera" olarak Opel cephesine katıldı. Monterey olmasa da Frontera, üretimi sona erene kadar Türkiye'de hayli popüler olmayı başardı o yıllarda. 2003'te üretimi sona eren Frontera'dan sonra Opel, uzun bir süre 4x4 sınıfında boy göstermedi. Ancak bu sessizlik, bünyesindeki Chevrolet markasıyla işbirliği sonucunda Opel Antara'yla sona erdi. Sportif görünüm Her ne kadar Chevrolet Captiva ile aynı genleri taşısa da, Antara ondan daha göçlü ve rafine görünümüyle kendisine bir kişilik yaratmayı başarmış. Nitekim bu formül, General Motors markalarından Saturn tarafından onun Amerika'da da piyasaya sürülmesiyle ödüllendirilmiş. Önden Opel markasının aile çizgilerine tam uyum sağlayan bir tasarıma sahip Antara, gözyaşı şekilli ön farları, geniş kromajlı ön radyatör ızgarasıyla heybetini sürdürmeye devam ediyor. Metal karter koruması ise, sportif görünüm kaygılarının dışında hafif arazi şartlarında hayli işe yarayabilecek bir ayrıntı. İç mekanda Opel kimliği Aracın iç mekanında da sportif unsurların bazılarına yer verilmiş. Direksiyon simidi, vites topuzu, krom eklemeler, kapı tutamakları, uçak levyesini andıran el freni şık ve sportif sayılabilecek detaylardan. Ancak Antara'nın gösterge panelindeki diğer bölümler, büyük ölçüde Astra'nın çeyizinden alınmış. Üçlü havalandırma ızgaraları hariç. Tabii hal böyle olunca da, Astra serisindeki bazı eksiklikler buraya da taşınmış. Tıpkı küçük eşya koyma gözlerinin yetersizliği gibi. Bu gibi durumlar için iki koltuğun arasındaki bölümle yolcu koltuğunun altındaki çekmece ya da kol dayama yerinin içi kullanıma açık. İç mekanda deri koltuklar çekici görünmekle birlikte, ön göğüste kullanılan plastiğin yumuşak olmasını aramıyor değilsiniz. Ancak bu, muhtemelen kolay temizlensin diye seçilmiş. Yani en azından böyle düşünmek istiyoruz. Arka koltukların diz mesafesi gayet iyi. Ön görüş ise sorunsuz. Bununla birlikte sunroof sayesinde iç mekan hayli ferah ve aydınlık görünüyor. İç mekanda motor ve yol gürültüsü de pek duyulmuyor. Motorun performansı Chevrolet Captiva'da da kullanılan 2.0 lt 150 HP'lik dizel motorun bulunduğu test aracımızda, tiptronik özellikli 5 ileri otomatik vites kutusu bulunmakta. Zaten çoğunlukla bu kombinasyon getiriliyor. Motor, aracın 2 tona yakın ağırlığını taşımakta zorlanmasa da elbette alt devirlerde bir miktar hantallık yaşanabiliyor. Turbonun devreye girişiyle birlikte canlanan motor, aracın hızlanmasında sorun arzetmiyor. Normalde önden çekişli olan ve gerekli durumlarda dört tekerlekten çekişi kendisi devreye sokan elektronik kontrollü diferansiyel, bu konuda motora da yardımcı oluyor. Tüm bunlar birleştiğinde 65 lt'lik depoyla 600 km civarında yol katedebiliyor. ESP'nin de sayesinde virajlarda fazla sorun yaşamayan Antara'nın frenleriyse sorunsuz. Süspansiyon ise, şehir içinde bir 4x4'ten beklendiği ölçüde dengeli bir sertlikte seçilmiş. Yani kasislerde kafaların tavana vurması gibi bir dertle karşılaşılmıyor. Bu aracın tek dezavantajıysa, fiyat etiketi.

http://otomobil.milliyet.com.tr